Ana Menü
· Ana Sayfa
· Dosyalar
· S.S.S.
· Forumlarımız
· Link Ekle
· Haber Ekle

· Ziyaretçi Defteri
· T.C.Konsoloslukları
Farklı Dil Seçeneği
Hostbul
Piyasalar
Günlük Falınız

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun

Muneccim.com 'un katkılarıyla

Sitemap & w3
Google Sitemaps Generator

Valid CSS!

Link
Hepsiburada
Online Çeviri


RSS
Bu Site RSS Desteklemektedir
Google Reklamı
En Son Aktif Forum Başlıkları
  Başlık Gösterim Cevaplar En Son Mesaj
Türk olmak kolay değil!
Yazarlardan Alıntılar
798 0 admin
08/11/2009
Gazilerimizin TRT tarafında...
Sanat-Eğitim-Genel Güncel
764 0 admin
23/10/2009
Doğu Türkistan için imza ka...
Sanat-Eğitim-Genel Güncel
1053 0 admin
09/07/2009
Sizce siz neden Varsınız? H...
Kitap Özetleri
1554 0 amandagelo
14/03/2009
Kirpi yavrusu
Oyun-Müzik-Sinema-Eğlence
1380 0 flasturkmky
07/03/2009
SEVEMEDİK BİR TÜRLÜ...

Burada olduğum için sinirlisin, biliyorum. Bunu hissetmek hiçte zor değil.
Ama ben her zaman ki o asap bozan inatçı tavrımla seni sinirlendirmek niyetindeyim.
Gitmeyeceğim işte!
Kovsan da gitmeyeceğim...
Bu sefer dinlemek zorunda kalacaksın beni. İstesen de istemesen de! Bende bunu fırsat bilip olayları, hissettiklerimi, her şeyi bütün gerçekliğiyle anlatacağım sana.
Hani hep yalancı derdin bana; çok iyi oynadığımı, çok iyi yalan söylediğimi söylerdin, bende her seferinde bunu iltifat olarak aldığımı ve bu yalancı kimliğimle çok övündüğümü anlatmaya çalışırdım sana.
Dinlemezdin tabi ki...
Ne zaman dinledin ki?
Ama bu sefer farklı işte! Bu sefer ne ben yalan söyleyip oynayacağım ne de sen bağırıp çağırıp, esip savurup beni dinlemekten kaçabileceksin.
Nereden mi başlayacağım anlatmaya?
Nereden istersin?
Şu en çok tartıştığımız ve bir türlü uzlaşamadığımız ‘sevgi’ye ne dersin?
Şu senin ‘o da lazım tabi....’ dediğin,
Benimse ‘nefes almak kadar gerekli’ dediğim,
SEVGİ.


Ama sevemedik bir türlü...
Olmadı işte. Korktuk, kaçtık, yalanların ardına sığındık ve,
Sevemedik.
İçimizden gelmedi belki de...
Öyle gördük, öğle öğrendik. Son moda lafları ikimizde biliyorduk ezbere: ‘Şu anda bir ilişkinin sorumluluğunu kaldırabilecek durumda değilim’, ‘Onu sevmiyorum, benimki güçlü bir elektrik’, ‘ben özgürlüğünden vazgeçemeyenlerdenim!’...
İnsanın karşısındakini omuzlarından tutup silkeleyesi geliyor değil mi? ‘Kendine gel, insanlığın başına ne felaket geldiyse sevgisizlikten geldi!’ demek geliyor.
Hani bağırası geliyor avaz...
Susuyor.
Bu insanoğlu böyledir zaten: konuşması gerektiği zaman susar. Kalması gerektiği zaman gider. Ve en acısı, sevmesi gerektiği zaman kaçar!
Gerçekten korktuğu için değil aslında, korkması gerektiğine inandığından...
Hep düşünmüşümdür, iki insan birbirini sever de neden birlikte olamaz diye...
‘Aramızda aşamadığımız sorunlar var.’ dendiğinde, sevginin aşamayacağı duvarın hangisi olduğunu düşünmüşümdür hep.
Ama insan işte...Karmaşadan hoşlanıyor, hep düğümlüyor hayatını, çıkmaza sokuyor kendini.
En basiti, en kolayı, en güzeli sevmekken,
Sevemedik bir türlü...


Sevda öyküleri kısa olur. Ama benimki hep uzuyor senin yüzünden. Sana hep söylerdim: ‘Kısa ve basit!’. Hep karşılık verirdin,
‘Uzun ve karmaşık!’
Oysa...oysa her şeyi dediğim kadar kısa ve basit yaşamış olsaydık bugün ne ben burada bu konuşmayı yapıyor olurdum, ne de sen ses bile çıkartmadan dinliyor olurdun!
Salı sabahı, saat 10.24!
Her zamanki gibi kendini düşündün. Kendi kurtuluşunu, kendi kaçışını düşündün.
Bense hiçbir şeyi daha ‘uzun ve karmaşık’ hale getirmemek için dün geceyi ve yaşananları yok saydım. Her zamanki gibi!


Cam kırıklarını süpürdüm.
Etrafı topladım.
Ve buzluktan çıkarttığım buzları, plastik bir torbaya doldurup, alnımın soluna, kaşımın biraz üstüne doğru bastırdım.
Her şey ‘kısa ve basit’ olsun diye...
Hayır, korkmadım seni görünce. Bir robot gibi tuşladım telefonu, ‘Dikkat edin, sarsmayın onu sakın!’ dedim seni kaldırırlarken.
Ve şimdi buradayız.
Hep nefret ettiğini söylerdin mezar üstündeki çiçeklerden, ‘Ölü adama ne gerek’ derdin, bak çiçek getirdim sana...
İnat işte, huylu huyundan vazgeçmiyor!


Sözü toparlamak gerekirse,
İnsana da sevgi gerekiyor...
Seni yaşarken sevmeyi beceremedim belki de...
Bende de hata var, bende korktum, kaçtım belki de...
Ama artık farklı!
Çünkü ben farkına vardım.
Dün oturdum şiir yazdım sana, sanırım bırakacağım, o koysun sende bana son noktayı.


Varsın...
Yoksun...
Ne fark eder?

Ha varmışsın,
Ha yokmuşsun!
Ha sevdiğim?
Sen zaten benim sana olan aşkımla
varsın
veya yoksun!

Seni tek başıma sevecek cesaretim yoksa,
varsın aşkımda seninle birlikte yok olsun!

Yorum
#1 | denizyeli - 10 Ağustos 2007 08:52:32
muhteşem tek kelimeyle çok güzel ellerinize saglık yüraginize saglık bizim bu yazıyı okumamızı sagladıgınız için teşekkür edri m ama inanın aglamadım desem yalan söyleyecek söz çokta ama agzım kitlendi desem.iyi günler sevgiyle kalın arkadaşlar ve herzaman sevin sevilin....aziz sana ayrıca teşşekkür edrim dostluugn içinFrown
Yorum yaz
Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.
Oylama
Sadece üyeler oylayabilir.

Lütfen Üye olun ya da Üye girişi yapın.

Harika! Harika! 100% [1 Oy]
Çok İyi Çok İyi 0% [Oylanmamış]
İyi İyi 0% [Oylanmamış]
Fena Değil Fena Değil 0% [Oylanmamış]
Kötü / Berbat Kötü / Berbat 0% [Oylanmamış]
Hürriyet
Security System 1.8.5 © 2006 by BS-Fusion Deutschland
.
.
Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Parola



Henüz Üye Değil Misiniz?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.

Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın
Gazete Manşetleri
Kısa Mesajlar
Mesaj göndermeniz için üye olmanız gerekmektedir.


   admin
31/01/2009
yeni tasarım ile karşınızdayız
Çevrimiçi Kullanıcılar
· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 2

· Çevrimiçi Üyeler: 0

· Toplam Üye Sayısı: 277
· En Yeni Üye: falcon80
Şans Oyunları
Bilgi Yarışması
Bilgi Yarışması
Hava Durumu
Osmaniye

- yarın

Adana

Mersin

Tracking
Clicky Web Analytics
Alexa'daki Sıramız
İHH
Sayfa oluşturulma süresi: 0.04 saniye 4,995,303 Tekil Ziyaretçi