Başlığı Görüntüle
Osmaniye Şehir Portalı Kadirli,Düziçi,Bahçe,Hasanbeyli,Toprakkale,ilçeleri tanıtım ve bilgilendirme » Şiir-Hikaye-Roman » Biyografiler
Atilla İlhan
Kullanıcı Adı
Parola
Kayıt S.S.S. Üye Listesi Bugünkü Mesajlar Arama

Başlığı Yazdır

11-10-2005 09:55 ÖS Atilla İlhan
Kullanıcı Avatarı

admin
osmaniye
Süper Admin


Mesaj Sayısı: 128
Katılım Tarihi: 13.09.05
Konum: Osmaniye


ATİLLA İLHAN KİMDİR?


15 Haziran 1925'te Menemen'de doğdu. İlk ve orta eğitiminin büyük bir bölümünü İzmir ve babasının işi dolayısıyla gittikleri farklı bölgelerde tamamladı. İzmir Atatürk Lisesi birinci sınıfındayken mektuplaştığı bir kıza yazdığı Nazım Hikmet şiirleriyle yakalanmasıyla 1941 Şubat'ında, 16 yaşındayken tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Üç hafta gözetim altında kaldı. İki ay hapiste yattı. Türkiye'nin hiçbir yerinde okuyamayacağına dair bir belge verilince, eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Danıştay kararıyla, 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı ve İstanbul Işık Lisesi'ne yazıldı. Lise son sınıftayken amcasının kendisinden habersiz katıldığı CHP Şiir Armağanı'nda Cebbaroğlu Mehemmed şiiriyle ikincilik ödülünü pek çok ünlü şairi geride bırakarak aldı. 1946'ta mezun oldu. İstanbul Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Üniversite hayatının başarılı geçen yıllarında Yığın ve Gün gibi dergilerde ilk şiirleri yayınlanmaya başladı. 1948'de ilk şiir kitabı Duvar'ı kendi imkanlarıyla yayınladı.

Paris Yılları

1949 yılında, üniversite ikinci sınıftayken Nazım Hikmet'i kurtarma hareketine katılmak üzere ilk kez Paris'e gitti. Bu harekette aktif rol oynadı. Fransız toplumu ve orada bulunduğu çevreye ilişkin gözlemleri daha sonraki eserlerinde yer alan bir çok karakter ve olaya temel oluşturmuştur. Türkiye'ye geri dönüşünde sıklıkla başı polisle derde girdi. Sansaryan Han'daki sorgulamalar ölüm, tehlike, gerilim temalarının işlendiği eserlerinde önemli rol oynamıştır. Bir kaç kez gözaltına alındı.

İstanbul - Paris - İzmir Üçgeni

1951 yılında Gerçek gazetesinde bir yazısından dolayı kovuşturmaya uğrayınca Paris'e tekrar gitti. Fransa'daki bu dönem Attilâ İlhan'ın Fransızca'yı ve Marksizmi öğrendiği yıllardır. 1950'li yılları İstanbul - İzmir - Paris üçgeni içerisinde geçiren Attilâ İlhan, bu dönemde ismini yavaş yavaş Türkiye çapında duyurmaya başladı. Yurda döndükten sonra, Hukuk Fakültesi'ne devam etti. Ancak son sınıfta gazeteciliğe başlamasıyla beraber öğrenimini yarıda bıraktı. Sinemayla olan ilişkisi, yine bu dönemde, 1953'te Vatan gazetesinde sinema eleştirileri yazmasıyla başlar.

Sanatta Çok Yönlülük

1957'de gittiği Erzincan'da askerliğini yaptıktan sonra, tekrar İstanbul'a dönüş yapan Attilâ İlhan sinema çalışmalarına ağırlık verdi. Onbeşe yakın senaryoya Ali Kaptanoğlu adıyla imza attı. Sinemada aradığını bulamayınca, 1960'ta Paris'e geri döndü. Sosyalizmin geldiği aşamaları ve televizyonculuğu incelediği bu dönem, babasının ölmesiyle birlikte yazarın İzmir dönemini başlattı. Sekiz yıl İzmir'de kaldığı dönemde, Demokrat İzmir gazetesinin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Aynı yıllarda, şiir kitabı olarak Yasak Sevişmek ve Aynanın İçindekiler serisinden Bıçağın Ucu yayınlandı. 1968'te evlendi, 15 yıl evli kaldı.

İstanbul'a Dönüş

1973'te Bilgi Yayınevi'nin danışmanlığını üstlenerek Ankara'ya taşındı. Sırtlan Payı ve Yaraya Tuz Basmak 'ı Ankara'da yazdı. 81'e kadar Ankara'da kalan yazar Fena Halde Leman adlı romanını tamamladıktan sonra İstanbul'a yerleşti. İstanbul'da gazetecilik serüveni Milliyet ve Gelişim Yayınları ile devam etti. Bir süre Güneş gazetesinde yazan Attilâ İlhan, 1993-1996 yılları arasında Meydan gazetesinde yazmaya devam etti. 1996 yılında yazılarını Cumhuriyet gazetesine taşıdı. 1970'lerde Türkiye'de televizyon yayınlarının başlaması ve geniş kitlelere ulaşmasıyla beraber Attilâ İlhan da senaryo yazmaya geri dönüş yaptı. Sekiz Sütuna Manşet, Kartallar Yüksek Uçar ve Yarın Artık Bugündür halk tarafından beğeniyle izlenilen diziler oldu.


AN GELİR ATTİLA İLHAN ÖLÜR

an gelir
paldır küldür yıkılır bulutlar
gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
o eski heyecan ölür
an gelir biter muhabbet
çalgılar susar heves kalmaz
şatârâbân ölür

şarabın gazabından kork
çünkü fena kırmızıdır
kan tutar / tutan ölür
sokaklar kuşatılmış
karakollar taranır
yağmurda bir militan ölür

an gelir
ömrünün hırsızıdır
her ölen pişman ölür
hep yanlış anlaşılmıştır
hayalleri yasaklanmış
an gelir şimşek yalar
masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
direkler çatırdar yalnızlıktan
sehpada pir sultan ölür

son umut kırılmıştır
kaf dağı'nın ardındaki
ne selam artık ne sabah
kimseler bilmez nerdeler
namlı masal sevdalıları
evvel zaman içinde
kalbur saman ölür
kubbelerde uğuldar bâkî
çeşmelerden akar sinan
an gelir
-lâ ilâhe illallah-
kanunî süleyman ölür

görünmez bir mezarlıktır zaman
şairler dolaşır saf saf
tenhalarında şiir söyleyerek
kim duysa / korkudan ölür
-tahrip gücü yüksek-
saatlı bir bombadır patlar
an gelir
Attila İlhan ölür

Türk Edebiyatı'nın önemli ismilerinden Attila İlhan 11/10/2005 tarihinde gece saatlerinde geçirdiği kalp krizinin ardından hayatını kaybetti. İlhan kısa bir süre önce kalp sorunları nedeniyle Cumhuriyet'teki köşe yazarlığını bırakmıştı. İlhan'ın, gece saatlerinde evinde hayatını kaybettiği bildirildi. Atilla İlhan'ın yarın İstanbul'da toprağa verilmesinin planlandığı kaydedildi.
Ünlü şair ve yazar Attila İlhan, 50 yılı aşkın süreyle Türk edebiyatına şiir, roman ve deneme gibi eserleriyle hizmet verdi.
Maçka'daki evinde 80 yaşında vefat eden İlhan, ''Ben Sana Mecburum'', ''Ayrılık Sevdaya Dahil'' gibi ünlü şiirleriyle edebiyatlailgilenen, ilgilenmeyen geniş kitlelerin gönlünü kazandı.

-ESERLERİ-


''Sekiz Sütuna Manşet'', ''Kartallar Yüksek Uçar'' ve ''Yarın Artık Bugündür'' gibi beğenilen dizilerin senaryosunu da yazan İlhan, ayrıca Ali Kaptanoğlu adıyla ''Şoför Nebahat'', ''Yalnızlar Rıhtımı'', ''Devlerin Öfkesi'' gibi filmlerin senaryo yazarlığını yaptı.
Attila İlhan'ın şiir, roman ve gezi notları ve deneme türündeki bazı kitapları da şunlar:

''Duvar'', ''Sisler Bulvarı'', ''Ben Sana Mecburum'', ''Böyle Bir Sevmek'', ''Ayrılık Sevdaya Dahil'', ''Kurtlar Sofrası'', ''Sırtlan Payı'', ''Fena Halde Leman'', ''Abbas Yolcu'', ''Hangi Sol'', ''Faşizmin Ayak Sesleri'', ''Batının Deli Gömleği'', ''Yanlış Erkekler Yanlış Kadınlar'', ''Allah'ın Süngüleri''.
 
Çevrimdışı
13-10-2005 03:03 ÖÖ RE: Atilla İlhan | Düzenleyen menejer 13-10-2005 03:08 ÖÖ
Kullanıcı Avatarı

menejer

Üye


Mesaj Sayısı: 9
Katılım Tarihi: 20.09.05
Konum: istanbul+Malatya
Yaş : 44

Uyarı seviyesi 0


ELDE VAR HÜZÜN

Evet An geldi ve ATİLLA İLHAN ARAMIZDAN ayrıldı evet kendisini fazla iyi tanımazdım sadece çocukluğumun geçtiği İstanbulun Tophane semtinde çocukken sık sık görürüdüm akşamları Unkapanında balıkçı teknelerinin yanıda balıkçılarla ve bazende kumkapıda (eski Kumkapı) sahil gazinosunda arkadaşlarıyla görürdüm hiç unutmam yaşım 12 13 sıralarında denizden çıkardığımız midlyelere bakıp durun yahu canım çekti beraber yiyelim demişti hey gidi günler hey Usta bir edebiyatçi usta bir kalem şimdi çok sevdiği Eniştesi rahmetli SADRİ ALIŞIK beraberle ve eminim ki Turist Ömer kendi selamıyla onu selamlamıştır ALLAH Gani Gani rahmet eylesin inanın ardından kendi sitelrime bile girmedim ve onun hakında yazı bile yazmayacaktım çünkü Büyük Üstadı Kayıp etmek bana büyük elem verdi Bu gün kız kardeşi çolpan ilhanın kolarında hayata gözlerini yumdu yarın 13 Ekim perşembe günü Aşiyan mezarlığına defin edilecek Kendisine Cenabı ALLAH tan rahmet kederli ailesine ise Baş sağlığı diliyorum Yattığı yer cennet olsun

img441.imageshack.us/img441/6718/atillailhan16fr.jpg
Atilla İlhan: Kartallar Yüksek UçarSadSadSad

ADIM SONBAHAR



nasıl iş bu

her yanına çiçek yağmış

erik ağacının

ışık içinde yüzüyor

neresinden baksan

gözlerin kamaşır



oysa ben akşam olmuşum

yapraklarım dökülüyor

usul usul

adım sonbahar
*************

ADIMLA NASIL BERABERSEM



hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların

bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan

koşar gibi yürüyüşün

karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün



hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların

uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kainatın

karanlık boşluklarında akıp giderken zaman



adımla nasıl berabersem öylece beraberiz

seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye

gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat

koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz

ve sonra her zaman her ölümlüye

aynı şartlar altında kısmet olmıyan

gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda



hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların

sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın
***********************************

IŞIK MEZARLIĞI



birden demir kuşlar fazla şehir

demir ağaçların tamamladığı

yeşilden sarıya gözleri değişir

gagaları kırmızı neon yaprağı

asmalımesçit'te dolmuş durağı

yarı gece açıkça geçilmiştir

meçhul kaatillerin bıraktığı

bir silah gibi parlıyor şiir



uykusuzlukların ateş aldığı

gece barlarında içkiler zehir

kınından çıkar öfke bıçağı

sabaha karşı cinayet işlenir

öle kim aslında öldüren midir

besbelli hiç anlaşılamayacağı

karakolda intihara heveslenir

bir acil serviste hazır yatağı



korku yalnızlığın gelişmesidir

gece hiç kimsenin kurtulamadığı

ay şimşek mavisi belirmiştir

bıçak parıltısıyla yalar sokağı

sarhoş bir fahişenin ağladığı

gözlerinde kahır birikmiştir

sevdiği itlerin farkına varmadığı

parasını yiyorlar allah bilir



geceleyin beyoğlu ışık mezarlığı
*****************************

HEP IŞIKLAR İÇİNDE NURLAR İÇİNDE UYU BÜYÜK ÜSTAD
BİLMİYORUM DEDİĞİM KONU HAKINDA 2 SAAT EH BENCE DERSEM GÜNLERCE KONUŞURUM
 
Çevrimdışı
06-01-2007 05:09 ÖS RE: Atilla İlhan
Kullanıcı Avatarı

Dersciler

Vefalı Üye


Mesaj Sayısı: 24
Katılım Tarihi: 05.11.06
Konum: Hatay
Yaş : 24

Uyarı seviyesi 0


Teşekkurler
 
Çevrimdışı
Atlanilacak Forum:
Forum powered by fusionBoard
Bu Başlığı Paylaş
URL:
BB Kodu:
HTML:
Sayfa oluşturulma süresi: 0.07 saniye 4,995,939 Tekil Ziyaretçi